Projelerimiz

 

KIŞLADAĞ ALTIN MADENİ 

Bölgesel Jeoloji
 
Proje alanının topografyası birbirleri ile tatlı eğimleri olan ve yükseltileri deniz seviyesinden 900 m yüksekte bulunan vadi tabanları ile ve deniz seviyesinden 1.100 m yüksekte olan tepelerden oluşmaktadır. Bu topografya; tabandaki metamorfik kayaçlar ile bu kayaçların üstünü örten ve birbirleriyle yanal geçişler gösteren gölsel kireçtaşları ve volkanik kayaçların meydana getirdiği platonun aşınması sonucu oluşmuştur. 
 
Topografik olarak daha yüksek kesimler genelde volkanik kaya oluşumlarıyla temsil edilmektedir. Bölge batıda metamorfik temel üzerinde gelişmiş peneplen düzlükleri, doğuda yatay konumdaki Neojen sedimanter kayaçlardan oluşan platoları ve ortada bunlar arasında yer alan geniş volkan konilerini içermektedir. Volkanik platolar kuzeydoğuda Eskisaray, Çardak ve Karabol köyleri arasında ve orta kesimlerde ise Akçaköy, Gümüşkol, Kışlaköy, Gedikler, Ahmetler ve Kolankaya dolaylarında yer almaktadır (Yazıcıgil vd., 2000).
 
Proje alanının yerel morfolojisinde, oldukça iyi korunmuş olan ve uydu görüntülerinde kolaylıkla seçilebilen Kışladağ volkanik karmaşığı en belirgin yapıdır. Bu yapı, yaklaşık olarak kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda bulunan iki volkan konisinden oluşmaktadır. Beydağı volkan konisi güneybatıda ve Kışla volkan konisi kuzeydoğuda yer almaktadır.
Volkanik karmaşık yaklaşık 10 kilometreye 9 kilometre genişliğindedir. Volkan konisinden dışarı doğru gidildiğinde ise volkan konisi kenarlarında oluşan volkanik dış-akıntıları, Neojen gölsel kireçtaşları ve şeyller ile içiçe geçmektedir
 
Proje Alanının Jeolojisi
 
Kışladağ maden sahasına ait kayaçlar Beydağı volkanik serisinin ekstrüzif ve sokulum kayaçları ile bu kayaçların erozyonu sonucu oluşan stratovolkaniklerle beraber bu birimlerin örttüğü, ayrıca bölgenin de taban kayacı olan Menderes metamorfiklerinden oluşmuştur. Miyosen yaşlı sokulum (intrüzif) kayaçları, şist ve gnaystan oluşan ve de Menderes Masifi olarak adlandırılan Paleozoyik yaşlı kayaçların içine gömülmüştür.
 
Menderes masifine ait kayaçlar taban kayaçları olmalarına ve çok kalın bir volkanik örtüyle örtülmüş olmalarına rağmen erozyon nedeniyle proje sahasının kuzeyinde yer yer üstü açılmış ve pencereler-kafalar şeklinde yüzlek vermişlerdir. Kışladağ’daki volkanik kayaçlar ve sokulum kayaçları maden sahasının dışına kadar yayılır. İstiften uzaklaştıkça Beydağı volkanikleri kısmen aynı yaştaki Ulubey ve Ahmetler Formasyonlarına ait gölsel kireçtaşlarına ve klastik sedimanter kayaçlara geçiş göstermektedirler.
 
Proje alanında birkaç farklı volkanik aktivitenin etkinliği ayrıca oluşan volkanoklastiklerin birbirini farklı istifler şeklinde üzerlemeleri çok karmaşık volkanostratigrafik bir yapının oluşmasına neden olmuştur. Proje alanındaki volkanik stratigrafi ince taneli kristal tüflerin, püskürme ve akıntı breşleri ile volkanik-altı intruziflerin karışımından oluşmaktadır. Lewis Geoscience Inc. (2002) tarafından maden alanında 6 birim tanımlanmıştır. 
 
Bu birimler üstten alta doğru olmak üzere aşağıdaki konumda istiflenmişlerdir.
1) Breşik-porfiritik dokulu Latitik Klastikler (PBb),
2) Porfiritik dokulu Latitik Lav Akıntıları (PBf),
3) Breş, tüf, kumtaşı, kiltaşından oluşmuş volkanoklastikler (PBvc),
4) Porfiritik dokulu Kuvars-Latitik Lav akıntıları (PBq),
5) Porfiritik dokulu Latitik bileşimli sokulumlar (PBi),
6) Monolitolojik volkanik konglomeralar (PBcg).
 
 
Cevherleşme
 
Kışladağ Altın cevherleşmesi birden fazla oluşan turmalin-kuvars-pirit ve kuvarspirit damarcıkları ile beraber breşik fazların getirimleriyle birebir ilişkilidir. Ayrıca Altın, ekonomik olmayan çok az miktarlarda baz metal (çinko ve molibden) elementleri ile birlikte eşlik etmektedir. Altın  minaralizasyonu sokulum kayaçların oluşturmuş olduğu halka biçimine benzer bir şekil almaktadır.
 
Oksidasyon ise cevherli birimde daha derin olmasına rağmen cevher içermeyen üçüncül sokulumlarda daha sığ alanlarda gelişmiş olmakla beraber ortalama 40-50 metre derinliğe sahiptir. Ancak yer yer kırık ve çatlakların daha fazla olduğu bölgelerde Oksidasyon daha da derinlere etki etmiştir. Limonit en çok yaygın olarak bulunan oksitli mineraldir ve genel olarak dissemine şeklinde bulunan piritin bozunması ile ya yama şeklinde ya da küçük çaplı kırık ve çatlaklar içinde çok ince milimetrik bantlar şekilde gelişmiştir.
 

 

© TÜPRAG, Eldorado Gold iştirakidir. 2013.